Ben 36 yaşında meme kanseri teşhisi konan bir bayanım. 2 çocuk annesiyim. Teşhis aşamasında gerçekten kanser olduğuma bir gün bile inanmak istemedim, ben bunu hep filmlerde görmüştüm, hep başkalarının başına gelmişti, yakın çevremde hiç yoktu, bana böyle bir şey olacağı aklımın ucundan geçmezdi, ancak testler yapıldıkça, doktorumla konuştukça, duruma alıştıkça kabullenme sürecine girdim ve bunun benimde başıma gelebileceğini düşünmeye başladım ve sonunda maalesef meme kanseri teşhisi konuldu. Bu süreçte hep eşim ve ablam yanımdaydı. Annem ve babamla çok üzüleceklerini düşünerek konuyu başta paylaşmadım. Ancak kemoterapi göreceğim söylenince fiziksel etkilerinden dolayı bunu paylaşmak zorunda kaldım. Öncelikle teşhis konulup eve dönerken eşim ve ben arabanın içinde konuştuk, ağladık, olamaz dedik, neden dedik, binlerce soru sorduk, nedenler aradık. Çocuklarımı düşündüm, onlarla bu süreci nasıl yaşayacaktık? En önemli şeyin şu olduğunu düşünüyorum, bir sorunla karşılaştığınızda dağılmamalısınız. Yaşamdaki her şey için şükretmem gerektiğini, her şeyin insanın kendine bağlı olduğunu, insanın beyni, kalbi ve enerjisiyle her sorunun üstesinden geleceğini düşünüyorum. Evet, kanserdim ama en azından çok ağır olan kanserlerden birini yaşamıyordum. Bir sorun vardı ve bunun için akıllıca davranmalıydık, organize olmalıydık, hep beraber bu süreci birlikte çözmeliydik, duyguyu bir kenara bırakıp aklı seçmeliydik çünkü hastalıklar, sıkıntılar karşısında duygusal olmanın bana ve sevdiklerime hiçbir faydası yoktu. Ailecek organize olduk, bu süreçte ablam, eşim, annem, babam, kayınvalidem, kayınbabam, dostlarım beni çok desteklediler. Geri planda ne yaşadılar bilmiyorum ama her zaman enerji dolu güler yüz ve sağduyu ile duruma yaklaştılar. Bu da bana bu süreci çok kolay atlatmama neden oldu. Çocuklarım küçük olduğu için sorunu çok anlamadılar, ancak onlarda bana çok iyi geldiler. Gerçekten çocuklarla vakit geçirmek insanı iyileştiriyor, ruha iyi geliyor. Onlarla vakit geçirdiğimde hastalık hakkında hiç bir şey düşünmüyordum. Kemoterapi sürecinin etkilerini bir süre sonra görmeye başladım, kaş ve kirpikler. Bunlar tabii ki bana söylenmişti, her şeyden önceden haberim vardı, beklenmedik bir durum değildi. Çalışan bir bayanım, bu süreci nasıl kimseye çaktırmadan atlatabilirim diye düşünmeye başladım, insanların bana duygusallıkla yaklaşmasını istemediğim için kimseye kanser olduğumu söylemek istemiyordum. Kısa saçlı bir bayan olduğum için saç dökülmesinden çok etkilenmedim, hep aykırı olmayı, hatta saçımı kazıtmayı bile düşünmüştüm. Bu sırada herkes gerçekten organizeydi, annem her hafta ciğer, et, kan yapıcı ne varsa yedirmeye çalışırdı, beslenmeme, moralimi yüksek tutmaya çok dikkat ettim, o zamanda mide bulantısı için içtiğim portakal sularının haddi hesabı yok :) ama birde güzelliğimizi devam ettirmeliyiz değimli biz bayanlar olarak. İşte o süreçte ablam bana çok destek oldu. Bu süreci yaşayan ünlüleri internetten okumuş incelemiş. Bana saçıma peruk takabileceğimi, bunun için çok iyi, güvenilir bir yer bulduğunu, ünlülerin burayı tercih ettiğini söyledi. Bu merkezden randevu aldık, ablamla beraber ilk randevumuza gittik. Çok sıcak ve gerçekten gözlerinin içi gülen yüksek enerjili insanlarla tanıştım orda. İçerisi gerçekten insanı ferahlatan güzel bir enerji ile doluydu. Burada kanser hastası olduğumu hiç hissetmedim, sanki güzellik merkezine gelmiştim. Bana eskisinden bakımlı olacağımı, çünkü ayda bir saç bakımı için geleceğimi söyledi. Gerçekten o günü hatırlıyorum da konuşup gülerek hoş bir sohbet geçirdik. Daha sonra kafa ölçümü almak için saçımı sıfıra vurdular. İnsan tabi bir garip olmuyor değil, 36 yıl sonra saçlarınızı kazıtıyorsunuz, ancak sohbet muhabbet kafayı da kazıttık, genelde bu işlemi yaparken aynayı kapatmayı tercih ediyorlar ama kapatmasanız olur dediğimi hatırlıyorum. Daha sonra ölçümler ve işlemler bitince yeni saçım gelene kadar geçici bir saç verdiler. Gerçekten bu saçla öyle rahat ve huzurlu işe gittim ki kimse bişey anlamadı ve eski halimden daha güzel saçlarım olduğunu düşündüm. Arkadaşlarımın da tepkisi gerçekten güzeldi, herkes yeni saçlarımı çok beğendi, bir sürü iltifat aldım, daha sonra başıma uygun olan saçlarım geldi,  bunlar eskisine göre biraz daha uzundu, ayda bir bakımını yaptırdım, sanırım hayatım boyunca hiç bu kadar bakımlı olmamıştım. :) Arkadaşlar sağ olsunlar hem saçlarımın bakımını yaparak beni güzelleştirdiler, hem de hoş sohbetleriyle bu süreci güzel arkadaşlıklar kazanarak geçirmeme vesile oldular. Gerçekten çok hayırlı ve takdir edilecek bir iş yapıyorlar. Hepsine ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Sonuçta şimdi kendi saçlarım, kirpiklerim ve kaşlarıma kavuşmuş sağlıklı bir bayanım. Sürekli kontrollere gidiyorum, ilaç ve iğnelerimi aksatmıyorum, öncekinden çok daha kontrollü ve sağlıklıyım. Ayrıca artık gereksiz şeylere üzülmemeyi, enerjimi yüksek tutan insanlarla vakit geçirmeyi tercih ediyorum. Bana bu süreçte katkısı olan herkese çok teşekkür ediyor, bu hastalığı yaşayanlara da sabırlı ve güçlü olmalarını diliyorum. Hayat bir imtihan ve biz yaşadıklarımızdan bir şeyler öğrenebiliyorsak, kendimize bişeyler katabiliyorsak, ruhumuzu öğrendiklerimizle besliyorsak en güçlü insanlar bizleriz, yapamayacağımız, üstesinden gelemeyeceğimiz şey yok…

Herkese sevgiler…

G.B