Sıkça Sorulan Sorular

Protez saç mı? Folligraft mı?

Hem kadınlar hem de erkekler için oldukça rahatsız edici bir durum haline gelebilen saç dökülmesi sorunu, kelliğe kadar gittiği zaman kişinin kendine olan güvenini kaybetmesine de neden olabildiği için saçlandırma çalışmalarına daha fazla kişinin ihtiyaç duyduğunu görebilmek mümkündür. Kısa zamanda saçlandırma için pek çok kişinin peruk ve protez saç tercih ettiğini görebilirsiniz.

Protez saç terimi, sektörde stok olarak tabir edilen hazır saçların satışı ve yanlış uygulamalar ile oldukça yıpratılmıştır. Kolay ve hızlı çözüm sunabilmek için yapılan bu çalışmalar, seçenekleri sınırlı olduğu için kullanıcının alın yapısı ve modeli aynı olunca sunucu tahmin edebilirsiniz. Saç sorunu yaşayan herkesin alın yapısı farklıdır, saç kalitesi, kafa yapısı, dalga, yoğunluk, renk bunların hepsini aynı anda hazır saçlarla verebilmek neredeyse imkansızdır. Asıl sorun da bu noktadan sonra başlamaktadır. Bu tür hazır saçlar, hayatınıza konfor katması için kurduğunuz hayalleri yıktığı gibi çevresel olumsuz baskılara maruz kalmanıza da sebep olur. Ancak, iyi araştırma yapılmadığı takdirde saçların doğal olmadığı ve sanki başınızda protez saç değil de bir peruk olduğu hissi uyandırabilir. Doğal görünüm, kullanım rahatlığı ve sağlık açısından değerlendirildiğinde kişide büyük bir pişmanlığa yol açabilir. Bu yüzden, protez saç yaptırmak istiyorsanız iyi araştırmalı ve daha dikkatli davranmalısınız.

Amerika da geliştirilen Folligraft, teknolojik olarak sunduğu geniş çözümleri ile saçlandırma sistemleri arasında farkını hissettirmiştir. Hareket halinde bir cilt üzerine uygulanan bu sistem kişinin maksimum konforu düşünülerek tasarlanmıştır. Uygulanacak sistem cildin saçlı ve saçsız bölgesinde sorunsuz işlevini görmeli ve cilt normal aktivasyonunu yapabilmelidir. Folligraft saç sistemlerinin, kişiye özel tasarımı, yarı yarıya varan hafifliği, ön diplerdeki detayı, inceliği, hava ve su geçiren dokusu ile maksimum konfor sunar. Sizin tercihiniz hem kaliteli hem de doğal görünüme sahip bir saç sistemi ise seçiminizi Folligraft’dan yana yapmalısınız. Deneme yanılma ile riske atılmayacak bir sistem olduğunu düşünürseniz toplamda 25 yıllık tecrübelerimiz ile soracağınız her soruya dürüst davranma sözü veriyoruz.

Folligraft Nedir? Kimler Kullanabilir?

Folligraft İnsan derisine ile uyumlu çok ince bir doku üzerine gerçek insan saç tellerinin düğümlenmesiyle yapılan ve cerrahi operasyon gerektirmeyen bir saçlandırma sistemidir. Saç ekiminin yeterli olmadığı durumlarda ve alternatifi olarak geliştirilmiştir. Görünüm, doğallık ve kullanım rahatlığı sunması sebebi ile  Amerika’da Hollywod yıldızlarının hem de günümüzde Dünya’da yaygın bir şekilde  kullanılan en doğal saçlandırma sistemi haline gelmiştir. Tüm saç sorunlarına sunduğu geniş alternatifli yöntemleri ile Folligraft tekniği dermokozmetik  yöntemdir.

     Kimler Kullanabilir?

- Genetik saç dökülmesi ve kaybı yaşayanlar,

- Doğuştan veya sonradan yaşanılan kalıcı saç kayıplarında,

- Alopesi Areata (halk arasında saç kıran denilir) dediğimiz saç hastalıklarında

- Kaza, Yanık ve ameliyat sonrasında saç kaybı yaşayanlar,

- Kemoterapi tedavisi sırasında destek amaçlı

- Liken Planus dediğimiz deri hastalıklarında

- Pelat, ruhsal bozukluklar sonucu oluşur genellikle çocuklarda görülür.

- Trikotilomani (saç koparma hastalığı)

- Saç ekimi sonrasında ve yeterli olmamış kişilerde

- Kısacası Bay Bayan ayırt etmeden dökülme tipi ne olursa olsun her yaş grubuna, geçici ve kalıcı saç problemi yaşayan herkes Folligraft sistemini kullanabilir.

Folligraft sizin saç örneğinizden yola çıkarak tasarlanmış konfor ve görünüm kaygısı yaşamadan, kendi saçınız ile arasında herhangi bir fark oluşmadan kullanılmalıdır. Sistemin altında kalan saçlarınız ve hareket halinde bir cildin aktif durumu dikkate alınmalı, cilt bu aktivasyonu sağlıklı bir şekilde yapabilmelidir. Folligraft sistemleri bunları dikkate alarak tasarlanmıştır. Saçın ve hareket halindeki sistemimizin dış etkenlere bağlı olarak değişime maruz kalması sebebi ile bakıma ihtiyaç duyarız.

Kökü olmayan dışardan beslenmek durumunda olan bir insan saçı, kalitesini uzun süre koruyabilmelidir. Bunun için biz mutlaka sistem için önemli olan kozmetik ürünlerini kullanmasını şiddetle öneriyoruz.

Örneğin kuru, mat görünen bir saç hayal edin veya spordan çıktığınızı düşünün kendi saçlarınız ıslak ve terli görünür fakat sistem kuru görünür kullanacağınız ürünler ile bu farklar yaşanmaz. Kendi saçlarımıza ne yapıyorsak temizliğini nasıl sağlıyorsak Folligraft kullanırken de hijyene önem göstermeliyiz. Hepimiz günlük yaşantımıza devam ettiğimiz süreç içerisinde çevresel olumsuz faktörlerden etkilenebiliyoruz (toz, duman, hava kirliliği vs.) Bundan dolayı hijyene dikkat edip bakımlarımızı aksatmamamız gerekiyor. Uzaması dışında kendi saçımızla aynı özellikte olan Folligraft sistemi ile günlük yaşantınıza devam edebilirsiniz. Örneğin; fön, maşa, topuz v.b kuaförlük hizmetleri alabilir, duş yapabilir, spor yapabilir, denize havuza girebilirsiniz…

 

Sistemimizi yaptırmak isteyen müşteri adaylarımızın en çok sorduğu, merak ettiği sorulardan biridir. Kullanılacak medikal solüsyon ve alt yapının hava, su geçirgenliği konusu cildin sağlığı için olduğu gibi abdest için de son derece önemli bir konudur. Hareket halinde bir cilt düşünün, zayıf da olsa alttan gelen saçlarla normal aktivasyonunu yapmaya çalışan bir cilt. Kısaca, hareket halindeki cildinize konfor kaybı yaşatmadan sistemi kullanabilmek çok önemlidir. Suyun cilde temasındaki en büyük soru işareti medikal solüsyonun olduğu bölgeden geçişi! Yara bandı ile kesilen bir bölgeyi kapattığımızı düşünün su ve hava almadığı için o bölge beyazlar ve buruşur kullandığınız sistemde sağlıklı bir reaksiyon ve temas olmaz ise aynı görüntü ile karşılaşılır. Abdest alırken manevi açıdan temiz hissetmek çok önemlidir yine de rahat değil ise kişi eğitim ile sistemi çok rahat çıkarıp takabilir. Folligraft sisteminin dokusu su geçiren bir yapıya sahip olduğu için abdest almaya engel değildir.

Folligraft sistemi başınıza medikal solüsyonlar yardımıyla sabitlenir. Uygulanan solüsyonlar vücudun verdiği tepkimeyle birlikte hareketlilik kazanır bir başka şekli ile cilt ile arasında su ve hava temasından kaynaklı etki azalması oluşur ki bu temas hayati önem taşır! Aynı zamanda vücut ısısına göre değişim yapacağı için periyodik bir bakım gerektirir. Her ne kadar hava ve su geçirgen özelliği olsa da kökü olmayan, dışardan beslenen bir insan saçı kullanıyor olduğumuzu unutmamak gerekir. Terleyen, kirlenen cilt zamanla solüsyonun da etkisini azalacaktır. Hareket halindeki bir cilde kullanılan medikal solüsyonların dış etkenleri de dikkate alınarak değişimi zorunludur. Folligraft kişiye uygulanırken özel medikal solüsyonlar kullanılır. Bakım dediğimiz solüsyon değişikliğini, sürekli olarak ya da şehir dışına / yurtdışına çıkacağınız zamanlarda rahatlıkla kendiniz yapabilirsiniz. Gerekli teknik destek uzmanlarımız tarafından müşterilerimize sağlanmaktadır.

  • Sistemi yaptırmaya karar veren adayımızın çok iyi düşünmesi gereken en önemli konu doğallık mı, kullanım süresi mi bu soruyu sektörümüzde tüm dünyada tartışılır ve iyi teşhis konmaz ise çok yanlış kararlar alınmasına sebep olabilmektedir.
  • Önceliklerinizi çok iyi belirlemelisiniz daha üzün süre kullanma isteği kullanmaya başladığınız gün çıkarma sebebiniz olabilir!
  • Bakım periyodlarını aksatmamanız, doğru yıkama, tarama ve uzmanlarınız tarafından tavsiye edilecek aynı zamanda mevcut saçlarınıza da yarar sağlayacak kozmetik ürünlerini kullanmanız sisteminin kullanım ömrünü arttırmanızda etken olacaktır.
  • Folligraft ın kullanım ömrü size özel tasarlayacağımız ürüne, alt yapıya ve cilt tipinize göre değişkenlik gösterir. İstenilen model, yoğunluk kullanım ömrünü belirleyen etkenlerdendir. Aynı zamanda kişinin kullanım hassasiyeti süreyi önemli ölçüde etkiler.
  • İşinin ehli ve ne istediğinizi çok iyi tespit edebilecek donanıma sahip firmalar ile çalışmayı unutmayınız.

Saçların dökülmesi insan sağlığını fiziksel olarak etkilemese de, kel kelimesi ile kendisinden bahsedilmesi bile kişilerin sosyal hayatta ve kendi içlerinde sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir.  Saçların değişimi ile kişinin görüntüsü tamamen değişebilmektedir.

Saç hastalıkları sonucu oluşan saç kayıpları da standart ve simetrik dökülmeler olmadığı için dikkat çeker. Psikolojik ve sosyal anlamda kişilerde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Çeşitli onkolojik nedenlerle kemoterapi tedavisi gören, geçici saç kaybı yaşayan, kişilere hizmet verebildiğimiz gibi dermatolojik nedenler sonucu geçici ya da kalıcı saç kayıpları yaşayan Liken, Lupus, Alopesi, Trikotilomani Pelat v.b. hasta gruplarına yaş sınırlaması olmaksızın hizmet verebilmekteyiz. Tam teşhis için doktorunuza görünmeyi unutmayınız.

Kanser hastası olduğunu öğrenmek elbette ki herkes için çok zor bir durum. Bu durumla karşı karşıya kalan bir kişi birçok ruh hali içerisine girebilir. Hastaların teşhis ve tedavi sürecine verdikleri tepkiler her ne kadar farklı olsa da birçok hastada inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme gibi evreler yaşanır.

Kemoterapiye bağlı saç dökülmesi engellenemez. Ancak, doğru yaklaşımlarla hasta için daha rahat baş edilebilir bir durum haline getirilebilir. Biz Nova olarak toplumsal bilinçlenme ve farkındalık adına bu sürece işin ekonomik boyutundan çok psikolojik boyutuna vermiş olduğumuz desteğimizi Türkiye’nin önde gelen Onkologlarımızın desteyi ile vermeye devam edeceğiz. Sosyal sorumluluk projemiz olan “İyi Görün, İyi Hisset!” bu duruşumuzu en büyük kanıtıdır. Sürecini yaşayan insanların geneli çalışma hayatın devam edeceği için öncelikle akla gelen ilk soru “Saçlarım dökülecek mi?” sorusu oluyor ve bundan dolayı kişiler kendilerince farklı çözüm yolları bulmaya başlıyorlar. Folligraft tekniği; kişinin başına özel medikal solüsyonlar ile sabitlenir, dışarıdan bakıldığında asla peruk etkisi yaratmaz, saçsız halinizi görmek zorunda kalmazsınız, kişinin sosyal hayatına kesintisiz devam etmeye olanağı sağlar. Özellikle kişinin dökülmeden önceki saç rengi ne ise ona göre tercih yapılır, böylelikle tedavi sürecinde dışarıdan bakıldığında kesinlikle fark edilmez. Süreci yöneten profesyonel ve deneyimli kadromuz ile sizleri merkezimize bekliyoruz.

Sektörde bu konu ile alakalı ciddi bir bilgi kirliliği var müşteri adayının kafasını karıştıran bu durum için önerimiz hayatınızı ve görünümünüzü etkileyecek bu değişimi ufak ekonomik farklar için risk etmeyin. Tartışılan bir diğer konu, “kullanım süresi mi, doğallık mı?” bu konuda da tavsiyemiz yadırganmayacak konfor kaybı yaşatmayacak bir sistem olmalı daha uzun süre kullanmak adına kafanızda peruk taşımayın.

Folligraft, kişiye özel tasarlanan bir uygulamadır. Kişinin hayal ettiği görünümü verebilmek için saçın yapısı, alın yapısı çok iyi tespit edilmelidir. Bunun için uzmanlarımızın mutlaka görmesi gerekmektedir. Saçınızın yoğunluğuna, dökülmüş veya dökülecek olan bölgenin ölçülerine, saçın uzunluğuna ve yapılacak olan tasarıma göre değişebileceği için fiyatlandırma ile ilgili en sağlıklı bilgiyi, sizinle yapacağımız ön görüşme sonrasında verebiliriz. Bunun için merkezlerimizden ücretsiz danışmanlık için hemen bir randevu alabilirsiniz.

Distribütörü olduğumuz Amerika’daki partnerimiz Onrite ile 20 yıl önce ilk temellerini attığımız bu sistemin özel ve fark yaratacak sürekli gelişim gösterecek yenilik sunacak her yönü ile bu hizmeti müşterisine hissettirecek bir marka sunmak parolası ile yola çıktık. Sistemimizin genel olarak ismi Folligrafttır. Türkiye de protez saç olarak da bilinen sistemimize firma olarak biz protez saç adının yanlış tasarımlar ile verilen vaatlerin gerçekleşmemesi sonucunda kirlendiğini düşünüyoruz.

Bizce Folligraft, protez saçın çok daha ileri teknolojiyle tasarlanmış kişiye özel halidir. Tüketici olarak almak istediğiniz hizmetin detaylarını isteyiniz. Nereden geliyor, ne kullanılıyor? Size özel çalışıldığını belgelendiği bir hizmet olup olmadığını araştırmadan yola çıkmayın.

Daha öncede belirttiğimiz gibi uzmanlarımızla yapılacak görüşme ve analizler sonucu oluşturulacak tasarım formu ve alınan kalıp saç örneğiniz ile birlikte Amerika’ya gönderilir. Bir doku üzerine tek tek insan eliyle işlenen dikkat ve zaman isteyen bir süreç hayal edin. Her bölgenin yoğunluk detayı farklıdır, yönüne göre ekim çok önemlidir her yöne tarayabileceğiniz şekil vermekte zorlanmayacağınız bir tasarım olmalı, bunun için zaman çok önemlidir.   Ortama 3 ay içinde tamamen kişiye özel olarak tasarlanan saçlar merkezimize gelir. Saçın doğru ve iyi gelişinin dışında tasarımı yapacak kişinin ehil olması istediğinizi verebilecek potansiyelde biri olması da çok önemlidir. Saçın geldiği günde, tasarım süreci yaklaşık 2 saattir.

Hayatınıza konfor katmayı amaçladığımız bu başlangıçtan sonra hizmet kalitesi ve çözüm seçenekleri ile de yanınızda olma sözü veriyoruz.

En çok sorulan sorulardan biride sistemin hayal edilememesinden kaynaklı cilde sabitlenince oluşabilecek yan etkileridir.

Yapılacak olan sistemin ince olması, hava – su geçirgenliği olması cilde nefes aldırır, bu kriterler kendi saçınızın sağlığı ve cildin rahat hareketi açısından son derece önemlidir.

Bu standartları rahatlıkla sunabilen Folligraft sistemi gördükleri doğru örnekler ile bir çok onkolog ve dermatolog tarafından önerilmektedir. En önemlisi kemoterapi gören kanser hastalarında da aynı tekniğin kullanılabiliyor olmasıdır. Hassas olan ciltler de hiçbir şekilde zarar görmez. Tedavi süresinde dökülmüş olan saçları Folligraft sisteminin altından tedavi bitiminde uzamaya devam ediyor. Aksine sistemi kapsayacak bölgeler tıraşlanacağı için o bölgelerin koruma altına aldığını dahi düşünebilirsiniz. Bakım sırasında alttaki saçlarınızın uzamaya devam ettiğini siz de göreceksiniz.  Bu anlamda size verebileceğimiz en güzel örnek sayısız kemoterapi hastamızın olmasıdır. Biliyorsunuz kemoterapi tedavisi biten hastaların saçları, uzama evresine geçer. Tedavi sırasında sistemimizi kullanmış ve şimdi kendi saçlarına kavuşmuş birçok hastamız bulunmaktadır. Kısacası nefes alan bir cilt herhangi kısıtlamaya maruz kalmaz. Bu nedenle, Folligraft tekniğini gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz

Sistemi yaptırmaya karar veren kişilere çok iyi bir araştırma yapmalarını öneririz;

-Hizmet şartları çok iyi bilinmelidir.

-Araştırdıkları firmanın kurumsallığına dikkat edilmelidir.

-Kullanılan materyalin hava – su geçirgen özelliği olup olmadığı test edilmelidir.

-Kişiye özel tasarlandığı araştırması gerekmektedir.

-Hijyen şartları kontrol edilmelidir. (Direkt cildinize temas eden dokunun anti bakteriyel olması, solüsyonların içeriği ve garanti şartları, alerjik reaksiyon göstermemesi çok önemlidir.)

- İstediğiniz hayal ettiğiniz gibi bir görüntü ile karşılaşmaz iseniz sigorta veya garanti gibi bağlayıcı, geri dönüşü zorlaştıran alternatif sistemlere karşı bilinçli olmanızı tavsiye ederiz.

TOP