Memorial Hastanesi Kadın Doğum Kliniği

Prof. Dr. Derin Kösebay'ın Nova Hair-Folligraft ile ilgili röportaj

Jinekolojik onkolojide en sık rastlanan kanser türleri nelerdir?

Jinekolojik onkolojide en sık rastlanan türler ülkelere göre değişiyor aslında ama en sık gözüken kanser türü geri kalmış ülkelerde rahim ağzı kanseri ama Avrupa’da, Amerika’da en sık görülen kanser rahim kanseri veya yumurtalık kanseri bunların ikisi neredeyse baş başa gidiyor.

Tedavide nasıl bir yol izlenir?

Tedavide hangi kanserin hangi aşamada yakalanmasına bağlı olarak tedavi planlanıyor. Kabaca söylemek gerekirse hemen hemen bütün kanserlerin ilk primer tedavisi eğer erken dönemde yakalanırsa cerrahi müdahaledir. Cerrahiyle tümörü ve tümörün etrafa yayılmış olan kısımlarını çıkarmak ilk düşüncemizdir. Bunun dışında rahim ağzı kanserinde cerrahi tedaviden sonra zaman zaman radyoterapi ihtiyacı da duyuluyor. Günümüzde radyoterapi tek başına yapılmıyor radyo terapiye yardımcı olmak üzere kemoterapide veriliyor. Daha iler ki aşamalarda sadece radyoterapi kemoterapi ile beraber uygulanabiliyor ve çok ilerlemiş rahim ağzı kanserlerinde ancak kemoterapi ile hastaya bir ek yaşam süresi temin edilebiliyor. Rahim kanserine gelince rahim kanserinde de tabi ilk tedavi cerrahi tedavi ama cerrahi tedavide alınan sonuçlara göre radyoterapide ilave edilebiliyor. Rahim kanserinde kemoterapi ihtiyacı oldukça az görülür. Asıl en sık görülen ve öldürücü olan yumurtalık kanserinde tedavi cerrahi olarak yapılsa da çoğunlukla ek bir kemoterapi ihtiyacı duyuluyor. Kemoterapi yumurtalık kanserinde cerrahiden sonra çok önemli bir tedavi modelidir.

Tedavide kemoterapinin yeri nedir ve kemoterapinin temel yan etkisi olan saç dökülmesi görülme sıklığı nedir?

Kemoterapinin önemli yan etkilerinden bir tanesi kemoterapide saç dökülmesi ve hakikatten saç dökülmesi kadını çok etkileyen bir olay belki kemoterapi bir sürü rahatsızlık yaratıyor ama çoğu kadın bunları tolare edebiliyor ancak saç dökülmesi her kadın için sorun olabiliyor. Kemoterapinin cinsine göre yapılma süresine göre yan etkileri değişebiliyor şunu genellikle söyleyebilirim ki %60-70’inde yan etkiler ortaya çıkıyor ve bunların dışında saç dökülmesi geliyor.

Folligraft tekniği ile yapılan saçlandırma hakkında ne düşünüyorsunuz? Hastalarınıza bu sistemi önerir misiniz?

Şimdi bu konu ile ilgili benim sınırlı bilgim vardı ama bu yapılanları görüp kısmende bilgi sahibi olduktan sonra gerçekten kadını son derece rahatlatacak ve kadında meydana gelebilecek o psikolojik sorunu önemli ölçüde ortadan kaldıracak gibi görünüyor. Eğer tüm uygulamalar öğrendiğim ve gördüğüm gibiyse kadının kendi saçından ayırt edilemiyor ve o saç ile denize giriliyor banyo yapılıyor. Dolayısı ile hemen hemen kendi saçıyla ayırt edilemeyecek kadar iyi bir uygulama dolaysıyla mutluluk vereceğini zannediyorum. Ve böylece ihtiyaç duyan hastalara da böyle bir metod olduğunu söylememiz gerektiğini düşünüyorum.

Prof.Dr. Derin Kösebay